Bu ilaçların diş çürütebilmesi için tatlandırıcı olarak glikoz, sükroz gibi basit sekerlerle tatlandırılmış olması gerekli. Günde birkaç defa kullanılması, gece uyurken verilmesi, gece yatmadan önce verilmesi gibi durumlar ise bu riski arttırır. Ancak günümüzde ilaçların çoğunda xylitol ve sorbitol gibi seker alkolleri kullanıldığı için çürük riski yoktur.
Burada asıl sorun antibiyotik, ateş düşürücü, öksürük şurubu gibi hastalık dönemlerinde geçici süre ile kullanılan ilaçlardan ziyade uzun dönemli ilaç kullanımıdır (alerji, kanser, şeker hastalığı, astım, kronik hastalıklar vs) ayrıca ele alınması gereken özel bir durumdur.
Dişler açısından en riskli antibiyotik grubu tetrasiklinlerdir. 9 yaşından önce kullanılmaları durumunda minede mineral bozukluğu, hipoplazi yaratabilirler. Bu durumlar genelde çürükle karıştırılır.
Burada da bir dip not ilave etmek isterim: ateş havale gibi durumlarda vücutta en fazla etkilenen protein amelogenindir, amelogenin mine dokusunun yapılmasını sağladığından sık ateşlenen bebeklerde yüksek ateş mine defektlerine sebep olabilir.
Demir ilaçları dişi renklendirir mi?
Demir prepartlari dişlerde siyah-kahve boyama yapabilirler. Bu risk iyi fırçalanmayan dişlerde daha fazladır.
Bebeklerin dişlerinin çevresinde kemik içindeyken onları koruyan nasmyth zarı denilen bir zar vardır ve diş sürünce patlar ve parçalanır. Şeffaf olduğundan fırçayla uzaklaşmasını fark edemeyebiliriz. İyi fırçalanmazsa bu zar artıkları boyanabilir. Ayni zamanda ağızda çürük etkeni olmayan kromojenik bakteriler de dişleri boyayabilir.
Çürükle karışmaması açısından diş hekiminin görüp ayırt etmesi daha doğru olacaktır. Eğer renklenmeyse çocuğu estetik olarak rahatsız etmediği sürece kalmasında bir sakınca yoktur. Gerekli olduğu an kolayca temizlenir ve temizlenirken dişe zarar vermez.
